- www.karsrehber.net -

Kars'ın Tarihi

Kars yöresinin kültür tarihi Alt Paleolotik Döneme değin uzanmaktadır.
Coğrafi konum, burada çok değişik halkların yan yana yaşamaları sonucunu doğurmuştur. Bu da özgün bir kültürel yapının oluşumuna yol açmıştır.

Türklerden Önce
Kılıç ÖKTEN tarafından yürütülen çalışmalar yörede ilk yerleşmenin Alt Paleolitik Dönemde başladığını göstermiştir. Buluntular Orta ve Üst Paleolitik dönemlerde de yerleşimin sürdüğünü ortaya koymaktadır. Aladağ'ın doğu yamaçlanndaki Yazılıkaya' da insan ve hayvan figürleri görülmektedir. Hayvan figürleri içinde dağ keçileri, geyikler ve eşekler büyük yer tutmaktadır. Üst Paleolitik Döneme ait cisimler, o dönemde doğa koşullarının avcılık ve toplayıcılığa elverişli olduğunu göstermektedir. Aras vadisinde elde edilen mikrolitler yörede Mezolitik Dönem yerleşmesini göstermektedir. Akçakale Adası'ndaki taş arutlar ve kaledeki duvar resimleri ise Neolitik Döneme aittir.

Yörede yerleşme, Kalkolitik Dönem' de ve ilk Tunç çağda da sürmüştür. Kars yöresindeki Diauekhini, Abilihanikhi, Eriakhini, Ukhimeani, Etiuni adlı küçük beylikler MÖ IX.yuzyıl sonlannda Urartu egemenliğini tanıdılar. Urartu Kralı Menua'nın Yazılıtaş'taki yazıtında Diauekhini ülkesini aldığı, başkenti şaşuluni'de bir Ekalu (saray) yaptığı belirtilmektedir. Menua'dan başlayarak Urartu krallarının yazıtlarında rastlanan kent adları yörede Urartular gelmeden önce yerleşik yaşama geçildiğini göstermektedir. Urartu dilinde "buru" denilen bu beylikler. daha çok hayvancllıkla ugraşıyor ve yıllık vergilerini hayvan olarak ödüyorlardı. Urartu yazıtlarından. MÖ.IX. yuzyıldan başlayarak Aras boyunda da Urartu tanrısı Heldi'ye tapıldığı anlaşılmaktadır .

Kimmerler'in arkasından M.Ö.80'de Aras boylannda görulen iskitler'in kimi boyları yöreye yerleştiler. Atlı-göçebe iskitler. Aras boylanndaki yerli küçük beylikleri ortadan kaldırıp, yerleşik yaşama son verdiler.

M.Ö. 401-400.de yöreden geçen Ksenephor Khalipler, Taoklar ve Phasianlar adlı ilkel yaşam süren kavimlerden söz etmektedir. M.Ö.200'lerde kurulan Araks Krallığı idari ve sosyal yapısıyla Pers geleneğini sürdürmüştür. Küçük coğrafi alanlarda boylar. Araks (Aras) krallıklarına bağlı beylerin egemenliğinde kendi gelenek göreneklerine göre yaşıyorlardı. Krallık dış görünüşüyle Helenistik devletlere benziyordu. Resmi dil Yunanca'ydı. Kral I.Tigran'dan Erota'ya değin Araks krallıklan Helenistik biçimli basttıkları paralann üstüne adlarını Yunanca yazdırmışlardır. Araks Krallığı'nın Kars'ı da kapsayan "Urartu" bölgesinde toplumsal yaşam. göçebe kültürüne dayanıyordu. Araks Krallığı M.Ö. 66'da Roma imparatorluğu'na bağlı yasal krallık durumuna geldi.

Araks bölgesi Romalılarla Partlar arasmda birçok kez el degiştirdikten sonra, Partların Arsaklı kolu yöreye egemen oldu. Bu dönemde yörenin kültür tarihini uzun yıllar etkileyecek, Hristiyanlık olgusu ortaya çıktı. II. Tridat. Hristiyanlığı resmi din olarak tanıdı. Tapınaklar ve putevleri yıkıldı, yerlerine kliseler, manastırlar yaptırıldı. Başrahip Krikor Lusavoriç Kafkaslar'dan Mardin'e Karadeniz.den Hazar Denizi.ne dek Huistiyanlığı yaymaya başladı. 310.larda tüm Arsaklılar Huistiyan olmuştu. Arsaklı yönetimi sonrasında Turan kökenli Kamsarakanlı ve Mamıkonlu Oymaklan yöreye yerleşti. 429'da buralara egemen olan Sasaniler Zerdüşt dinini yayma girişiminde bulundu. Bu girişim Doğu Anadolu da Sasanilerle Hristiyanlar arasında sürekli çatışmalara neden oldu.

607'de toplanan Divin Konsili'nde isa'da Tanrı ve insan özellik gören ve adını Krikor Lusavoriç ten alan Gregoryenlik mezhebi ortaya çıktı ve Kars yöresi halkı Gregoryen oldu.

VII. yüzyıl ortalarında Müslüman Araplar, Doğu Anadolu da, yeni bir siyasal güç olarak ortaya çıktı. Ancak yöre halkının inanışları Selçukluların gelişine değin degişmedi. 772'de Araplar yörenin yönetimini Bagratlılar'a verdiler. Bagratlılar Erasgavark Bagaran(Kilittaşı) Kars ve Ani kentlerini merkez edindiler. Bagratlılar Dönemi'nde Ani büyük bir ticaret ve kültür merkezi olarak gelişti, artan nüfusu barınmasını sağlamak için Ani kentinin surları yeniden yaptırıldı. Daha sonraki yıllarda Gürcü Bagratlılar'ın da yönetiminde kalan Ani, Ermeni ve Gürcü mimarilerinin ilginç ürünlerini barındırmaktadır.

Bu mimari özellikleri kavramak ancak meydana geldikleri ortamın kültürel niteliklerini ortaya koymakla mümkün olabilir : Kafkasya hiçbir zaman Ortadoğu'ya hakim olan büyük uygarlıkların etkisine tam olarak girmemiş bir bölgedir. Buradaki etnik kaynaşmaların tortuları, izole gruplar halinde yaşarlardı. Bunların kültürleri. çevrelerinde gelişen ve o sırada siyasi etkisi altında kaldıkları büyük merkezlerin kültürünün özel bir yorumudur. Yöre halkı Suriye'den gelen misyonerlerin etkisiyle erken dönemde Hristiyanlığı kabul etmiştir. Daha önceki kültürler ise Pers, Sasani ve Roma izlerini taşır. Müslümanların bu bölgeye hakim olmasından sonra da özellikle islam kültürünün etkisi altında kalmışlardır. Bağımsızlıkları ve ekonomik güçleri sınırlı olan bu küçük Kafkasya toplumları, çevrelerindeki uygarlıkları yerli geleneklerle karıştırarak bölgesel Hristiyan sanatını meydana getirmişlerdir. özellikle Ermeni mimarisi ilginç bir Ortaçağ ürünü olup, teknik açıdan ileri bir taş mimarisidir.

Kars-Bagratlı Kral Gapig-Abbas'ı ve ailesini islam giysileriyle betimleyen bir minyatür, Müslümanların gelmesi sonrasında bölgedeki islam etkisini göstermesi açısından ilgi çekicidir.

Türklerden Sonra
Türkler XI.yüzyılın ortalarında yeni bir kültür ögesi olarak yörede göründüler. Selçuklu Sultanı Alparslan 1064'te Ani ve Kars'ı ele geçirdi ve yöredeki Türk egemenliği, kısa süreli kesintiler dışında günümüze değin sürdü. AIparslan, Ani'yi ele geçirdikten sonra buradaki Büyük Katedrali "Fethiye" adıyla camiye çevirdi. Kentin yönetimini şeddadlılara verdi. Şeddadlı Menuçehr, kentte imar faliyetlerine girişti ve Ani yeniden canlanmaya, nüfusu kalabalıklaşmaya, fetih sonrası kentten ayrılan Hristiyanlar da geri dönmeye başladı.

XIII.yüzyıldaki Moğol istilası toplumsal yaşamı altüst etti. Müslümanlığın şiilik mezhebini benimseyen ilhanlılar, yöre Hristiyanlarına Müslümanlığı benimsetmek için zor kullandılar. XV.yuzyılın ikinci yarısından sonra sürekli çatışmalar ve özellikle Akkoyunlu savaşları, kentlerin boşalmasına neden oldu. Halk çadırda olup, sık sık değişen efendilerin baskısından kurtulma Yolunu seçti. Kentler birer Yıkıntı durumuna geldi. Ancak büyük sürüler besleyen Türkmenler otlaklarda ve kışlaklarda kalabalıktılar. Şah İsmail, Safevi Devleti'ni kurunca Kars yöresindeki göçebe Türkmenler Safevilere bağlandılar.

Osmanlı yönetiminde Kars yöresi daha çok askerlik açısından önem kazandı. Osmanlı Devleti'nin doğuda girdiği savaşlar en çok bu yöredeki yaşamı etkiledi. Dolayısıyla kültürel yaşamda önemli sıçramalar ve gelişmeler görülmedi. Kent XVII. Yüzyıl ortalarından XIX. Yüzyıla değin görece barış içinde yaşadı ve gelişti. 1655'te Kars'tan geçen Fransız gezgin Tavernier kent'in büyük, yiyecek-içeceğin bol, ancak nüfusunun az olduğunu söylemektedir .

XX. Yüzyıla Girerken
Sınır kenti Olması nedeniyle Kars XIX. Yuzyıl boyunca saldırı ve işgallere sahne oldu. 1807, 1828 ve 1855'de Rusların saldırılarına maruz kalan Kars, 1856 Paris Antlaşmasıyla Türkiye'ye bırakıldı 1877-1878 (93 Harbi) Osmanlı Rus Savaşı'ndan sonra, kent 40 yıl süreyle Rus işgalinde kaldı.

Sürekli saldırılar ekonomik ve kültürel gelişmeyi olumsuz yönde etkiledi. Osmanlı Devleti'nin Tanzimat'la başlattığı çağdaşlaşma girişimi Kars'ta etkisini pek az duyurdu. 1878 işgalinden sonra Kars demiryoluyla Kafkas Ulaşım ağına bağlandı. Kafkasya'daki gelişmelere bağlı olarak tarımda pazar için üretime geçilmesi, hayvancılık ve tarım teknolojisinde kimi degişikliklere yol açtı. Yaygın olarak agu pulluk ve at kullanılmaya başlandı. Kars'ta sütçülük bu dönemde gelişmiştir. Pazar ilişkileri, tarımsal teknolojideki degişiklikler, konuşulan Türkçe'ye Rusça ya da Rusça'dan bozma yeni sözcükleri girmesine de yol açtl. (Maşin-makine. kartop-patates. saldat-asker, çaynik-çaydanlık. rubaşka-gömlek. akuşka-pencere, lşkaf dolap vb.) işgal suresinde Rus yönetiminin kolonizasyon çalışmalan Müslüman halkın yöreden göç etmesine yol açtl. İşgali izleyen üç yılda 82.000 Müslüman, imparatorluğun öbür bölgelerine göç etti. Müslümanların boşalttığı köylere Ermeni, Rum, Yezidi, Süryani, Estonyalı, Malakan gibi çeşitli etnik ve dinsel gruplar yerleştirildi.


Kale dibindeki eski kent olduğu gibi bırakılarak, Kars çayının kuzeyinde geniş caddeler, çağdaş yapılarla yeni bir garnizon kent kuruldu. Yapılar Orta Rusya ve Avrupa mimarisinin yanında yerli taş işçiliğinin de izlerini taşlyordu. Garnizon kentlerin, eski kenti geleneksel dokusuyla bırakıp ayn bir yerde kurulması, çağın genel eğilimiydi. Bu eğilim, Kafkasya'nın öbür merkezlerinde de görülmektedir. Kırsal bölgede kurulan yeni yerleşme merkezleri, çoğunlukla cadde boyunca sıralanmış konutlardan oluşuyordu.

Kars yöresinde. Rus imparatorluğunun taşra yaşamı izleri görülür. Kent aydınlarından batı kültürüne ve yaşama biçimine ilgi herhangi bir küçük kenttekinden daha fazla olmuştur.

Cumhuriyet Dönemi
Kars'ın kurtuluşundan sonra yabancı ögeler yöreden ayrıldı. Yerlerine Kafkasya'dan gelen Türk boyları yerleşti. Başlıca geçim kaynağı hayvancılığın gereklerine göre biçimlenen yaşam, geleneksel özelliklerini korumaktaydı.

Daha sonraki dönemlerde ulaşım olanaklarınn Türkiye genelinde gelişmesi Kars yöresini de etkiledi. Canlı hayvanların daha geniş alanda pazarlanması, görece bir zenginliğe yol açtı. Barınma, beslenme. giyim-kuşam ve sağlık alanlarında çağdaş değerler yaygınlaştı. 1965'ten sonra başlayan kamu yatırımları ile ilde belli bir canlanma sağladı. Kentleşme eğilimi arttı. Günümüzde yöre, geleneksel ve çağdaş kültür ögelerini bir arada barındıran bir geçiş toplumu niteliğindedir.

  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Digg
  • TwitThis
  • Mixx
  • Technorati
  • Facebook
  • NewsVine
  • Reddit
  • Google
  • co.mments
  • YahooMyWeb
  • E-mail!

 

Tasarım ve Uygulama Fark Bilişim Teknolojileri - 2007 ©

 

 1. ADANA    2. ADIYAMAN    3. AFYON    4. AĞRI    5. AKSARAY    6. AMASYA    7. ANKARA    8. ÇANKAYA    9. KEÇIÖREN    10. SİNCAN    11. YENIMAHALLE    12. ANTALYA    13. ALANYA    14. GAZİPAŞA    15. MANAVGAT    16. ARDAHAN    17. ARTVİN    18. AYDIN    19. DİDİM    20. BALIKESİR    21. BARTIN    22. BATMAN    23. BAYBURT    24. BİLECİK    25. BİNGÖL    26. BİTLİS    27. BOLU    28. BURDUR    29. BURSA    30. ÇANAKKALE    31. ÇANKIRI    32. ÇORUM    33. DENİZLİ    34. DİYARBAKIR    35. DÜZCE    36. EDİRNE    37. ELAZIĞ    38. ERZİNCAN    39. ERZURUM    40. ESKİŞEHİR    41. GAZİANTEP    42. GİRESUN    43. GÜMÜŞHANE    44. HAKKARİ    45. HATAY    46. IĞDIR    47. ISPARTA    48. İÇEL    49. İSTANBUL    50. KADIKÖY    51. MALTEPE    52. ŞİŞLİ    53. ÜMRANİYE    54. İZMİR    55. BORNOVA    56. KARŞIYAKA    57. KONAK    58. KAHRAMANMARAŞ    59. KARABÜK    60. KARAMAN    61. KARS    62. KASTAMONU    63. KAYSERİ    64. KIRIKKALE    65. KIRKLARELİ    66. KIRŞEHİR    67. KİLİS    68. KOCAELİ    69. KONYA    70. KÜTAHYA    71. MALATYA    72. MANİSA    73. MARDİN    74. MUĞLA    75. BODRUM    76. FETHİYE    77. MARMARİS    78. MUŞ    79. NEVŞEHİR    80. NİĞDE    81. ORDU    82. OSMANİYE    83. RİZE    84. SAKARYA    85. SAMSUN    86. SİİRT    87. SİNOP    88. SİVAS    89. ŞANLIURFA    90. ŞIRNAK    91. TEKİRDAĞ    92. TOKAT    93. TRABZON    94. TUNCELİ    95. UŞAK    96. VAN    97. YALOVA    98. YOZGAT    99. ZONGULDAK    100. ÇAYCUMA  
Sayfa 0.0576 snde oluşturuldu.